Anne Karnında Bebek

Her canlı dünyaya gelişini başka bir canlıya borçludur.Bebeğin yaşamında babanın ürettiği bir sperma hücresinin enesinin ürettiği bir yumurta hücresine döllemesiyle başlar.
Döllenmiş yumurta, annenin karın boşluğunda yer alan özel bir organın duvarına tutunarak yerleşir.Döl yatağı veya rahim denen bu organ doğum anına kadar bebeği barındıracak olan korunaklı bir yuvadır.

Döllenmiş yumurta hücresi burada sürekli bölünerek hızla çoğalır.Böylece beyin kalp bağırsaklar akciğerler kol ve bacak gibi organlar gelişmeye başlar.Döllenmeden sonraki ilk 7 hafta içinde bebeğinde tıp dilindeki adı embriyondur.
gelişmesinin ilk aşamasında pirinç tanesinden daha küçük olan embriyon tıpkı bir kurbağa yavrusunu andırır.Vücut hücreleri çoğalarak farklılaştıkça bebekte giderek minicik bir insana benzemeye başlar.
yaklaşık 12 hafta sonra kolları bacakları,elleri ve ayakları oluşmuş, iskelet kemikleri gelişmiştir.16 haftada el ve ayak tırnaklarına kadar vücudunun   bütün bölümleri biçimlenmiş boyu 160mm bölünmüştür.
Döllenmeden sonraki 8ci hafta doğum arasındaki dönemde bebeğin dölüt veya fetüs adı verilir.Döl yatağındaki bebek vücudunu yumuşak bir yatak gibi sarıp koruyan bir sıvının içinde yüzer.Ama kendi kendine ne beslenebilir nede soluk alabilir.Bu yüzden bebeği gerekli olan besini ve oksijeni sağlamak için gebelilik sırasında döl yatağının duvarında etene veya plesanta denen özel bir organ gelişir.Annenin kanında erimiş durumda olan besin maddeleri ile oksijen etene ya geçer.ve göbek kordonu denen ince bir bağ aracılıyla bebeğin kanına aktarılır.
Bebeğin döl yatağına yerleşmesinden başlayarak doğumuna yeni annesinin vücudundan ayrılıp dünyaya gelmesine kadar geçen süre ortalama 40 haftadır.Ama kabaca 9 ay 10 gün hesaplanman bu süreyi tamamlayıp beklenen günde doğan bebeklerin oranı yalnızda yüzde beştir. Yaklaşık yüzde seksen beşi bebek beklenen günden önceki veya sonraki 2 hafta içinde doğabilir.Bir bebek ne kadar erken doğarsa o kadar küçük ve az gelişmiş olacağından dış dünyaya birden bire karşılaşacağı değişik koşullara o kadar zor uyum sağlar.38 haftadan önce doğan bebeklerde solunum ve beslenme güçlükleri görünebilir.28 haftalık olmadan önce doğanların ise yaşama şansı çok azdır.zamanından önce doğan bebeklere erken doğum prematüre 40 haftadan sonra doğanlara geç doğan postmatüre  bebek denir.
İnsanlarda her gebelikle genellikle tek bir bebek doğar.İkiz doğan oranı az üçüz veya dördüz doğum oldukça seyrektir.Çok ender görülen beşiz veya bunun üstündeki doğumlarda ise bebekler o kadar küçüktür ki yaşama olasılıkları yok denecek kadar azdır.